• DÖVİZ KURLARI
    • Dolar Alış : 5.7754
    • Euro Alış : 6.6896
    • Dolar Satış : 5.7985
    • Euro Satış : 6.7164



ATSO ÖNEMLİ BİR İSTİŞARE TOPLANTINA EV SAHİPLİĞİ YAPTI

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, 21 Temmuz 2018 Cumartesi günü AK Parti Hatay Milletvekilleri ile Antakya Mutfak Müzesinde önemli bir istişare toplantı gerçekleştirdik.

Ak Parti Hatay Milletvekilleri Hüseyin Yayman, Hacı Bayram Türkoğlu, Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz, Ak Parti İl Başkanı İbrahim Güler, HESOB Başkanı Abdulkadir Teksöz ile odamız Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerinin yoğun katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Çinçin; yorucu bir seçim döneminin geride kaldığını, Hatay’ın acil olarak çözülmesi gereken sorunları olduğunun altını çizerken, Çinçin Hatay’ın tüm milletvekillerine büyük iş düştüğünü söyledi. ATSO olarak seçimden hemen sonra  bölge Milletvekillerine verilmek üzere Hatay'ın Kısa ve Uzun vadedeki sorunları ile ilgili bir rapor hazırladıklarını ve hazırlanan raporun bu toplantılarda tüm Milletvekillerine sunacaklarını söyleyen Çinçin tüm katılımcılara teşekkür ederek sözlerine son verdi”.   

 

KISA VE UZUN VADELİ  

SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ  

 

KISA VADELİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

  1. TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) PROJELERİ 
  2. AFRİN BÖLGESİNİN İMARI
  3. AFRİN BÖLGESİNDEKİ TARIMSAL ÜRÜNLER 
  4. TARIM HİBELERİ 
  5. ZİRAAT BANKASININ YARATTIĞI MAĞDURİYETLER 
  6. SURİYELİ MÜLTECİLERDEN ETKİLENEN HATAY- ŞANLIURFA ve KİLİS İLLERİNE  

 

ÖZEL İSTİHDAM VE TEŞVİK PAKETİ 

  1. UÇAK SEFERLERİ 
  2. YAYLADAĞI SINIR KAPISININ AÇILMASI 
  3. HATAY ALTINÖZÜ ENEK TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ  

 

BÖLGESİ KURULMA ÇALIŞMALARINA DESTEK VERİLMESİ  

10.  HATAY MİT DAİRE BAŞKANLIĞI BİNASI’NIN ÖZEL GÜVENLİK ALANI  

11.  HATAY KİTAPÇILAR VE KIRTASİYECİLERİN MAĞDURİYETLERİ  

12.  NAKLİYE VE RO-RO TAŞIMACILIĞI

13.  GÖÇ VE ENTEGRASYON BAKANLIĞI KURULMASI

14.  REYHANLI BARAJININ TAMAMLANMASI

UZUN VADELİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

  1. ALTINÖZÜ ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRÜNLERİ İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ

 

 

KISA VADELİ  

SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

 

 

  1. TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) PROJELERİ 

 

TKDK Proje başvurularında; İlimizdeki yatırımların artması, istihdam olanaklarının yaratılması amacıyla tüm bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması hususunda desteklerinizi arz ederiz. 

 

  1. AFRİN BÖLGESİ İMARI 

Afrin Bölgesinin imarında Hatay’lı tüm inşaat firmalarına pozitif ayrımcılık tanınması hususunda desteklerinizi arz ederiz. 

 

  1. AFRİN BÖLGESİNDEKİ TARIMSAL ÜRÜNLER 

Afrin Bölgesine ait olan zeytin, zeytinyağı vb. tarımsal ürünlerin sınırdan geçişine izin verilmesi ve bu konuda Antakya Ticaret ve Sanayi Odasındaki ilgili komisyonla istişare edilmesi hususunda desteklerinizi arz ederiz. 

 

  1. TARIM HİBELERİ 

 

Türkiye topraklarında bulunan Suriye uyruklu vatandaşların arazilerini, Mal Müdürlüğü ile yapılan resmi arazi kira sözleşmesi yapıldığı ve kira bedeli ödendiği halde, Tarım hibe desteklerinden son iki yıldır faydalanılamamaktadır. Bu konuda desteklerinizi arz ederiz. 

 

  1. ZİRAAT BANKASININ YARATTIĞI MAĞDURİYETLER 

 

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak Üyelerimizden tarafımıza ulaşmış Ziraat Bankasının bazı uygulamaları çeşitli mağduriyetlere yol açtığı, şöyle ki; Ziraat Bankası aracılığı ile gelen ekspertiz firmalarının “Eksper Ücretlerinin” çok yüksek olduğu Oda Üyelerimizden tarafımıza şikayet konusu olmuştur.  

Ayrıca incelenen gayrimenkulün Hatay İlinin sınır, savaş ve risk bölgesi olarak ele alınması değerinin çok altında bir bedel ile değerlendirilip gösterilmesi büyük sıkıntılar doğurmaktadır.  

Bankanın müşterilerine sağladığı “0 faiz” ’li kredi kullandırırken karşılığında müşterinin önüne ciddi sıkıntılar getirmekte başta “Hayat Sigortası” kaleminden yüksek ücret alınmakta ve bu zorunlu olmaktan çıkarılıp isteğe bağlı hale getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.  

Diğer bir konu ise Bankaların tarım için verilen krediden aldığı komisyonun karşılığı % 0,5 iken, Ziraat Bankasının % 2 komisyon alması ciddi mağduriyetlere sebep olmaktadır. Bu hususta desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1. SURİYELİ MÜLTECİLERDEN ETKİLENEN HATAY- ŞANLIURFA ve KİLİS İLLERİNE ÖZEL İSTİHDAM VE TEŞVİK PAKETİ 

 

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre Hatay, nüfusa oran açısından Kilis’ten sonra 2. sırada yer almaktadır. Reyhanlı’da ise Suriyeli nüfusun Reyhanlı nüfusuna oranı % 137 ‘dir. ( Reyhanlı nüfusu 92.000, Reyhanlı’daki Suriyeli nüfusu 131.000’dir. 

Geçici koruma altına alınan Suriyeli yabancıların illere göre dağılımında Hatay, İstanbul ve Şanlıurfa’dan sonra 3. sırada;  

Geçim kaynağı olarak önemli bir yeri olan Tarım sektöründe çiftçi sayısı 2008 yılından 2016 yılına 39.619 dan 18.349 a, %53,7 oranında azalma göstermiştir. Bu rakam iş gücü piyasasında bir değişimin gerçekleştiğini göstermektedir.  

TÜİK’in İl düzeyinde açıkladığı en güncel iş istatistiği 2013 yılına ait buna göre; işgücüne katılım oranlarında Hatay Türkiye genelinde en düşük 13. sıradaki il olmuştur. İşsizlik rakamlarına göre ise 11. sırada yer almıştır. 

Fakat Suriye savaşından benzer şekilde etkilenmiş olan iller kapsamında düzenlenecek bu sorunlara özgü bir teşvik veya destek programının geliştirilip uygulanması kısa vadede daha hızlı sonuçlar verecektir. Ayrıca, bugünlerde sınır ötesinde yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklı sorunların bölgemiz pazarında hissedileceği aşikârdır. Bu tablodan hareketle Hatay- Şanlıurfa ve Kilis illerini kapsayacak şekilde, “Özel istihdam ve Teşvik Paketi”  kapsamına alınması ve uygulanması Halkımızın ortak beklentisi ve isteğidir. Bu durum genel anlamda orta vadede olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bu konuda destek ve talimatlarınızı arz ederiz. 

 

  1. UÇAK SEFERLERİ 

 

2017 Aralık ayı Havalimanı İstatistiklerine göre, Aralık ayında Hatay Havalimanında iç hat yolcu trafiği bir önceki yılın aynı ayına göre %3 artışla 80.224, dış hat yolcu trafiği 16.624, toplamda 96.848 olmuştur. (DHMİ Genel Müdürlüğü ) 

2017 yılı Aralık ayında Hatay Havalimanına, iç hat iniş-kalkış yapan uçak trafiği bir önceki yılın aynı ayına göre %1 artışla 604, dış hat uçak trafiği 143 olmak üzere toplamda 747’ye ulaşmıştır. 

2017 yılı Aralık ayında Hatay Havalimanı. Yük ( kargo+posta+bagaj)trafiği ise toplamda 896 tondur. (DHMİ Genel Müdürlüğü ) 

2017 yılı sonu 12 aylık gerçekleşmelere göre; Hatay Havalimanından bir önceki yılın aynı dönemine göre %6 artışla 1.280.164 yolcu hizmet almış, uçak trafiği %2 artışla 9566’ya, Yük ( kargo+posta+bagaj)trafiği ise % 5 artışla 13.483 tona ulaşmıştır. (DHMİ Genel Müdürlüğü ) 

Bu hareketlilik baz alındığında;  

  • Hatay’a sefer yapan uçak sayısının az olması nedeniyle, uçak biletlerinin ücreti oldukça yüksektir. 
  • Hatay Havaalanı’ndan Antalya ve Trabzon’a yeni sefer konması 
  • İzmir seferlerinin arttırılması 
  • Ankara’ya haftanın 7 günü günde 2 sefer düzenlenmesi havaalanı ulaşımı açısından önem arz etmektedir. Bu hususta desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1. YAYLADAĞI SINIR KAPISININ AÇILMASI 

 

3 Ağustos ile 18 Ekim 2017 tarihleri arasında kapatılan Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan, Suriye’ye günümüzde yasaklı ürünler (silah yapımında kullanılan kimyasallar) dışındaki tüm kalemler ihraç edilmeye başlanmıştır. 

Ülkemizden Suriye'ye ihracat, Babül Hava Sınır Kapısı öncesi tampon bölgede gerçekleşmekte, insani yardım, gıda, ilaç ve temizlik maddesi dışındaki maddelerin ihracatı bazı dönemler kesintiye uğramakta, bu durum da Hatay'lı ihracatçıları olumsuz etkilemektedir. İhracatın sekteye uğratılmaması beklentimizdir. 

Ayrıca: TIR geçişlerine kapalı olan ancak binek araç (araba) ve insan geçişleri yapılmakta olan Yayladağı Sınır Kapısının da yeniden açılması, yeni bir koridorla tır geçişlerinin sağlanması, Hatay'ın ekonomisini ve turizmi canlandırarak, ticareti yeniden başlatacak yeni bir gelişme olacaktır. Bu konuda desteklerinizi ve talimatlarınızı arz ederiz. 

 

 

 

  1. HATAY ALTINÖZÜ ENEK TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KURULMA ÇALIŞMALARINA DESTEK VERİLMESİ 

 

2011 yılında Hatay Valiliği tarafından İlimiz Altınözü ilçesi Enek köyü bölgesinde toplam 356 hektar alan üzerinde Tarıma Dayalı Hayvancılık İhtisas OSB kurulması ile ilgili çalışmalar başlatılmıştır.  

Hatay Altınözü Enek Tarıma Dayalı İhtisas (Süt) Organize Sanayi Bölgesi yer seçim çalışması tamamlanmış olup, kuruluş protokolü Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın (Tarım Reformu Genel Müdürlüğü) 09.12.2013 tarih ve 50835840.02 sayılı Olur’u ile onaylanarak 12 sicil numarası ile tüzel kişilik kazanmıştır.  

Enek TDİOSB nin kurucu ortakları ve katılım payları: 

 1-Hatay Yat. İzleme ve KoordBaşk.          (%50)  

 2-Antakya Ticaret ve Sanayi Odası         (%30)  

 3-Hatay İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği     (%10)  

 4- Altınözü Belediyesi    (%10) 

 Üretim Yöntemi   : 

Kurulması planlanan Hatay Altınözü Enek Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi içerisinde 115 adet sütçülük işletmesi,4 adet süt fabrikası (mandıra), 2 adet yem fabrikası, 1 adet soğuk hava deposu ve 5 adet biyogaz tesisi kurulması planlanmaktadır.  

Hatay Altınözü Enek Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Kurulma Çalışmaları Kapsamında: 

 

- Bölgenin 1/1000 ve 1/5000 ölçekli İmar planı hazırlanıp ve Bakanlık onayına sunulması çalışmalarına başlanılacak 

-  Parsel bazında üstyapı modül projesi hazırlanacak, 

-  İmar planına uygun parselasyon planları hazırlanacak, 

  • 1/5000 ölçekli genel yerleşim planı hazırlanacak, 
  •  İlgili Kurumlardan; içme ve kullanma suyu, elektrik enerji projesi hazırlanması, dağıtım merkezi yeri yapımı projesi ve Hibrit Enerji Üretimi ve Dağıtımı hususunda gerekli müracaat ve izinler alınacak, 
  •  2018 yılı içinde Alt Yapı İnşaat Projesi hazırlanacaktır. 

Bu konularda yapılan çalışmaların hızlandırılması hususunda desteğinizi arz ederim. 

 

 

  1. HATAY MİT DAİRE BAŞKANLIĞI BİNASI’NIN ÖZEL GÜVENLİK ALANI 

 

21.03.2016 tarihli ve 2016/8675 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Hatay Milli İstihbarat Teşkilatı Daire Başkanlığı’nın bulunduğu Günyazı 2819 numaralı parsel etrafı,  400 metre çaplı toplamda 563.633 m²’lik alan, Özel Güvenlik Bölgesi olmuştur. Bu bölgede her türlü imar işlemleri durdurulmuş bulunmaktadır.  

Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliğinin 9.maddesinin 8.fıkrasına göre; “….taşınmaz mallar üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirmek veya kesmek, bataklık kurmak veya kurutmak gibi hususlar kendi özel kanunlarına göre ilgili mercilere izin ve ruhsat verilmeden önce, bölgenin savunma gücü ve gizliliği yönünden yetkili komutanlığın da izninin alınması zorunludur. Dilekçe sahibi dilekçesinde yapacağı işin mahiyetini detaylı olarak ifade ederek konuya ait belge ve planlardan tasdikli birer suretini vermek zorundadır.  

Yetkili komutanlık istemi kabule değer görmediği takdirde red sebebini gerekçesiyle birlikte yazılı olarak ilgili merci kanalı ile dilekçe sahibine bildirir” şeklinde düzenlenmiştir. 

Bu düzenleme sonrasında, mülk sahipleri ruhsat işlemleri için belediyeye başvurduklarında belediye, başvuru işlemlerini kabul edip harçları tahsil ettikten sonra, ilgili kurumdan (MİT) bu konuda görüş istemekte, İlgili kurum da yönetmeliğin 9.maddesinin 8.fıkrası gereğince talebi reddetmektedir. Buna dayanarak, belediye ruhsat başvurularını da olumsuz olarak cevaplamaktadır. Antakya ve Defne İlçesinin şehir merkezindeki sıkışıklığı, şehrin MİT binasının olduğu yere genişlemesi ve Antakya Belediyesi tarafından yapılan 18. madde uygulamasının amacına da bakıldığında mevcut yere MİT binasının yapılmış olması ve etrafında Özel Güvenlik Bölgesi kurularak 400 metre mesafede yapılaşmayı engellemiş olması şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına da açıkça aykırılık teşkil etmiştir. 

Bakanlar Kurulu’nun bu kararı ile MİT binası etrafında 400 metre mesafede bulunan Özel Güvenlik Bölgesi alanı çok geniş bir alan olmasının yanı sıra, kamulaştırma işlemlerinin de yapılmayarak, birçok vatandaşımızın güvenlik alanlarına giren taşınmazlarında tasarrufta bulunmaları engellenmektedir. Güvenlik alanının içinde, söz konusu alan kentleşme için oldukça uygun ve değerli bir alternatif olup,  TOKİ Binaları ve Özel Okullar, Devlet Okulları da bulunmaktadır.  

Hatay MİT Daire Başkanlığı Binası etrafında 400 metre mesafedeki Özel Güvenlik Bölgesi, yapılaşmayı engelleyerek Antakya ve Defne İlçelerinin sıkışık vaziyetteki merkezlerinin genişlemesine de engel olmaktadır. Bu konular hakkında mağduriyetlerin giderilmesi hususunda desteğinizi arz ederim. 

 

 

 

  1. HATAY KİTAPÇILAR VE KIRTASİYECİLERİN MAĞDURİYETLERİ 

 

668 sayılı KHK’nın (Kanun Hükmünde Kararname) 1. Maddesinde Milli Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ’ye (Fethullahçı Terör Örgütü) aidiyeti, istihkakı ve irtibatı olan, 2. Maddenin (c) bendinde geçen ekli (3) sayılı listede yer alan gazete ve dergiler ile yayınevi ve dağıtım kanallarının kapatılmış olduğu ve bu doğrultuda Hatay’da ilçeler dahil faaliyet gösteren Kırtasiyecilerden tamamı sınavlara hazırlık kitabı olmak üzere, toplam değeri yaklaşık 3 milyon TL. değerinde kitap toplatılmıştır.  

Hatay Kitapçılar ve Kırtasiyeciler Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin 20.12.2016 tarihinde Antakya Ticaret ve Sanayi Odasına vermiş olduğu dilekçe üzerine; Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Hatay Valiliği OHAL Bürosuna 30.12.2016 tarih ve 14888 Sayılı yazımız ile birlikte tüm tutanak örnekleri, tarafımıza ulaştırılan dilekçeler ve yaşanan sıkıntılar iletilmiştir.  

Hatay Valiliği OHAL Bürosu yukarıdaki bilgiler üzerine; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı’na 17.01.2017 tarih ve 2469 sayılı yazısı ile Kaynak Holding yönetimin TMSF’ye devri ile kayyum atandığı ve TMSF’nin toplatılan bu kitaplarla ilgili hiçbir ödeme yapmadığı ve bu hususta mağduriyetlerin giderilmesini içeren bir yazı yazmıştır.  

TMSF’nin 14.02.2017 tarih ve E.3985 sayılı yazısıyla; ‘’Kaynak Holding bünyesindeki şirketlerin tüzel kişiliği Fondan bağımsız olarak devam etmekte olup, bu şirketlere ait yayınlarla ilgili alacak taleplerinin bunların muhatabı ilgi yazı eki listede adresleri verilen şirketlere yapılması gerektiği ‘’şeklinde ilgi yazıya cevap vermiştir.  

TMSF’nin yukarıda belirtilen yazısı üzerine; Hatay Kitapçılar ve Kırtasiyeciler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği yetkilileri Kaynak Holding’e bağlı şirketlerin İstanbul’daki merkezlerine giderek durumu anlatmış fakat herhangi bir sonuç alınamamıştır.  

Ekonomik olarak sıkıntı yaşayan esnafın mağduriyetlerin giderilmesi için yaklaşık değeri 3 milyon TL ‘yi bulan hiç bir fikri ve siyasi içeriği olmayan, Üniversite, KPSS vb. sınavlara hazırlık kitaplarının ayni veya nakdi karşılıklarının ödenmesinin temin edilmesi hususunda destek ve himmetlerinizi arz ederim. 

 

 

  1. NAKLİYE VE RO-RO TAŞIMACILIĞI 

 

Hatay, Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı, dünya üretim ve tüketim üsleri arasında geçiş noktasıdır. Hatay, taşımacılık sektöründe Türkiye’nin İstanbul ve Mersin’den sonra 3. büyük filosuyla 8.807 TIR (çekici) sosyo-ekonomik yapıda ulaştırma sektörünün ön plana çıkmasına sebep olmuştur. Uluslararası eşya taşımacılığı yapan 2018 yılı 7. ay itibariyle 277 firma bulunmaktadır. Türkiye’de C2 belgeli firmaların yaklaşık %12’si Hatay da bulunmaktadır. 

Suriye'deki iç karışıklıklardan sonra RO-RO şirketlerini ve Türk taşımacısını desteklemek amacıyla, 2012 yılında Ekonomi Bakanlığımız tarafından gemi şirketlerine araç başına 1.000 ($) dolar teşvik uygulaması başlatılmıştı. Söz konusu destek ile Mısır üzeri RoRo hattı kurulmuştur. Söz konusu teşvik uygulamasının sonraki dönemlerde kaldırılması ile hatta giren gemi şirketleri;  mali yetersizliklerden dolayı, istikrarlı sefer düzenleyemeyerek, faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmışlardır. Tüm bu sorunlar ve zorunluluklar Hatay’lı nakliyecilerin bir araya gelerek Hatay Ro-Ro A.Ş.’yi kurmuşlardır.  

Günümüzde 63 Uluslararası nakliye firması, 2500 TIR kapasitesi ile Hatay Ro-Ro A.Ş.’i coğrafyaya hizmet etmektedir. Süveyş kanalının transit geçilmesi ile transit süre 3 güne düşmüş ancak maliyetlerin artmasından ötürü kapasitede her geçen gün düşüş yaşanmaktadır. Aşağıda verilen maddeler yaşanan düşüşlerin en önemli unsurlarıdır, 

 

  • Mısır Ro-Ro hattına verilen teşvik’in kaldırılması, kanal geçiş maliyetinin yüksek olması gibi etkenlerden dolayı nakliyecilerin ödediği navlun bedelinin firmaya yüksek maliyet oluşturması, 
  • Bazı gıda maddelerine verilen teşvik’in konteynerlere de verilmesi nedeniyle deniz yolu Ro-Ro taşımacılığının deniz yolu konteyner taşımacılığıyla rekabet edememesi, 

Öte yandan, 

  • Suudi Arabistan tarafından verilen sürücü vizelerinde plaka bilgisi yazılması zorunluluğu bulunmakta olup, mevcut uygulamada sürücülerin ancak karadan girişi mümkün olabilmektedir. 
  • Şoförlere verilen 6 aylık çoklu giriş vizelerinde Suudi Arabistan’ın giriş-çıkış için 14 günlük süreyi 7 güne indirmesi ve sürenin aşılması durumunda cezai işlem uygulanması, 
  • Suudi Arabistan ve Katar arasında yaşanan sıkıntılardan dolayı Katar’a giden araçların transit gidiş-dönüşü yasaklanmış olup araçların taşınması yüksek maliyetle İran üzerinden yapılmaktadır. 
  • İskenderun limanından Suudi Arabistan limanına yapılan taşımalarda özellikle Suriye kökenli ihracatçıların artmasından sonra ihraç edilen yükler içinde çıkan uyuşturucu haplar nedeniyle 15 şoför Suudi Arabistan ‘da tutuklu bulunmaktadır. Bu etken hem nakliyeci firmaları hem de şoförleri olumsuz yönde etkilemekte ve Pazar kayıplarına neden olmaktadır. 
  • Firmaların aldığı C2 kartlarının 98 TL den 300 TL ye çıkartılması, trafik sigorta bedellerinin geçen seneye oranla iki kat artması, karayolu, köprü ve mazot fiyatlarındaki artışlar da nakliyeci firmalara yüksek maliyet oluşturmaktadır. 
  • İskenderun limanı Limak Portta Ro-Ro ile taşınacak olan araçların gümrüksel işlemlerinin (X-ray,Tam tespit..vs) maliyetlerinin yüksek olması nakliyeci firmaları ciddi anlamda maddi zarara sokmaktadır. 

 

Şu an; Türk ihracat ve lojistiğini Ortadoğu'ya bağlayan tek Ro-Ro hattının devamını sağlayabilmek için 2012 yılında Ekonomi Bakanlığımız tarafından verilen 1000 dolarlık ($) desteğin 1500 dolarlık ($) olarak tekrar hayata geçirilmesi veya Süveyş kanalı üzerinden yapılan taşımacılığın en az %50 oranında desteklenmesi bölge ve ülke lojistiği için oldukça büyük önem arz etmektedir. Bu konuda desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1. GÖÇ VE ENTEGRASYON BAKANLIĞI KURULMASI 

 

Başlangıçta geçici olduğu düşünülen ve sonrasında kalıcı bir hal alan Suriyeli Göç dalgası, başta ekonomi, eğitim, iş yaşamı, istihdam, sağlık, güvenlik, yerleşim hayatı, elektrik, şehir altyapısı, trafik ve sosyo-kültürel hayat dahil olmak üzere pek çok alanda zorunlu ek yükler getirmektedir. 

 

Hacettepe Üniversitesi Göç ve  Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2016 Raporuna göre; 2011 yılından bugüne Türkiye’de resmi rakamlara göre 224.750 Suriyeli çocuk doğmuştur. Suriyelilerin önemli bir bölümünü çocuk ve genç yaştakiler oluşturmaktadır. Bu kesim Türkiye’de büyümektedir. 

Kayıtlı olan Suriyeli sığınmacıların 515.116’sı 0-4 yaş aralığında, 1 milyonun üzeri de zorunlu okul çağındadır. Bu sayının sadece 508.846’sı  eğitim görmektedir. ( Kaynak: AFAD) 

 

Tüm bu verilerden hareketle,  

Türkiye’de 3.546.905 Suriyeli misafir yaşamaktadır. Göç İdaresi’nin 11 Temmuz 2018 tarihli güncellemesine göre de geçici koruma kapsamındaki Suriyeli misafirlerin ilimizdeki sayıları 443.030’a ulaşmıştır.   

Türkiye’deki Suriyeli göçmen nüfusunun, Türkiye ‘deki genel nüfusa oranı %4,39 artı % 3 ü de diğer mültecilerden oluşmaktadır.  

Hatay’daki Suriyeli nüfusun, Hatay genel nüfusuna oranı %28,12 dir. Ülkemizde Suriyeliler konusu, bir toplumsal uyum sorunu olarak ele alınmalı; çalışma hayatı, eğitim, barınma, sağlık, belediye hizmetleri, toplumun alıştırılması gibi alanları düzenleyecek bütüncül bir politika uygulanmalıdır.  

 

  • Ülkemizde Suriyeliler konusu, bir toplumsal uyum sorunu olarak ele alınmalı; çalışma hayatı, eğitim, barınma, sağlık, belediye hizmetleri, toplumun alıştırılması gibi alanları düzenleyecek bütüncül bir politika uygulanmalıdır. Tüm bu faaliyetlerin Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kurularak, Bu bakanlık tarafından koordine edilmesi,  
  • Bu sebeple, ülkemize gelen Suriyeli genç işgücünü avantaja çevirerek, sanayinin gelişmesinde bir alt yapı yatırımı olan meslekî ve teknik eğitime gerekli önemin verilmesi zorunludur.  
  • Suriyeli sığınmacıların, Türkçe eğitimi, profesyonel beceriler ile güçlendirilmesi,  
  • Sığınmacılara, Mesleki eğitimlerin verilmesi,  
  • İşgücü piyasasında aranan niteliklerin kazandırılması,  
  • İş arama süreçlerinde destek verilmesi sağlanmalıdır.  
  • Sosyal faaliyetler vasıtası ile Suriyeli mültecilerin yerel halk ile dayanışma ve diyalog kurmasına aracılık edecek girişimler düzenlenmelidir.  

 

Tüm bu verilerden hareketle,” Göç ve Entegrasyon Bakanlığı” kurularak, bu bakanlık tarafından koordine edilmesi büyük bir ihtiyaç teşkil etmektedir. Bu konuda desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1.   REYHANLI BARAJININ TAMAMLANMASI 

 

Hatay, Türkiye’nin ürettiği maydanoz, erik, pazı ve mandalina(satsuma) üretiminde 1 inci sırada yer almaktadır. Amik Ovası, 1 milyon 150 bin dekar büyüklüğü ile Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biridir.  

1995 Yılında Yatırım Programına giren taşkın ve sulama maksatlı Afrin Nehri üzerinde yapılmakta olan Reyhanlı Barajı inşaatında çalışmalar halen devam ediyor. Bugüne kadar çalışmalarda; gövde dolgusunun büyük bir kısmı, ulaşım yolları, kondüviler tamamlanmış olup gövde dolgusuna devam ediliyor. Reyhanlı Barajı ile hem Amik Ovası’nda yer alan 600 bin dekar zirai arazi sulanacak hem de 200 bin dekar saha taşkın zararından koruyacaktır. Reyhanlı Barajı tamamlandığında 2017 yılı birim fiyatları ile milli ekonomiye yıllık 407 milyon 848 bin TL katkı sağlanması hedeflenmiştir. 

Reyhanlı Barajı Sulaması 1. kısım kapsamında 117 bin  dekar zirai arazi sulanacak diğer taraftan Reyhanlı Barajı, Afrin Çayı Davutlar Regülatörü ve Derivasyon Kanalı ile Karasu Regülatörü ve Derivasyon Kanalı’nın yapımı da devam etmektedir. Amik Ovasını çoraklaşmadan kurtararak olmasından dolayı Reyhanlı Barajı inşaatı ile Reyhanlı Barajı Sulama inşaatlarının yeterli program ödenekleri temin edilerek, öncelikle bitirilmesi gerekmektedir.  

Bu hususta, yani Reyhanlı Baraj inşaatı ile sulama projelerinin biran evvel bitirilmesi için yardım ve himmetlerinizi arz ederim. 

 

 

UZUN VADELİ  

SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

 

  1.  ALTINÖZÜ ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRÜNLERİ İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ 

 

İlimiz Antakya /Kuruyer ve Altınözü/Enek sınırları içerisinde bulunan 1.390 dekar büyüklüğündeki alan ( yaklaşık olarak ; % 45 şahıs, 620 da (117 dekar Zeytinlik tescilli)), %55 hazine (43 dekar tapulu hazine,726 dekar tapulama dışı hazine, Toplam:770 dekar) için mülga İl Özel İdaresi tarafından yer seçim çalışmaları başlatılması için 27.12.2012 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurulmuştur. 12-15.03.2013 tarihinde Bakanlığımız elemanlarınca yerinde inceleme yapılmış ve bölgede OSB kurulması ile ilgili. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden görüş istenmiştir.  

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün gönderdiği 25.06.2014 tarih ve 131158 sayılı yazıda; bölge planının 17.06.2014 tarihinde Genel Müdürlüklerince onaylanarak yürürlüğe girdiği, söz konusu öneri alan Hatay-Altınözü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Yönetim ve Gelişme Planında değerlendirildiği ve bölgeleme çalışmasında Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının Kontrollü Kullanım Bölgesi olarak ayrıldığı belirtilmiş, konu ile ilgili VII.Bölge Müdürlüğünden alınan 04.07.2014 tarihli yazıda; alınacak ÇED raporuna istinaden kurulacak tesislerin yaban hayatı ve ekosistemi etkileyecek her türlü faaliyet için en az 3 farklı üniversitenin yaban hayatı başta olmak üzere yapılacak yatırımın özelliğine göre Genel Müdürlüğün belirlediği bilim dallarında konusunda uzmanlaşmış öğretim üyelerince EKOSİSTEM DEĞERLENDİRME RAPORU hazırlanması, raporda tesisin yaban hayatı geliştirme sahasındaki hedef tür ve diğer türlerin bu alandaki devamlılığını tehlikeye düşürmeyeceğini ve ekosistemi bozmayacağı sonucuna varılması halinde izin verilebileceği belirtilmiş ve konu Bakanlığımıza bildirilmiştir. 

 Bakanlığımızca konu Değerlendirme Komisyonunda 01.09.2014 tarihinde görüşülmüş ve 2 kişilik altyapı mühendis gurubu ve 1 jeoloji mühendisinin yerinde inceleme yapmasına karar vermiş, görevliler 10.09.2014 tarihinde yerinde incelemede bulunmuş ve yerinde incelemenin sonunda oluşan kanaat katılanlarla birlikte bir tutanağa bağlanmıştır. Bakanlık alt komisyonu mahalde tutulan komisyon tutanağında belirtilen bölgenin engebesi ve dalgalı olmasından dolayı yarma ve dolgu imalatlarının yapım aşamasında maliyeti arttıracağı ancak yapım aşamasındaki artacak maliyetlerin de alana işletme kuracak sanayici tarafından karşılanacağı sanayi sektörü temsilcileri ile yapılan görüşmelerde dile getirildiği belirtilmesi nedeniyle, sanayici temsilcilerinden (dernek, kooperatif) yönetim kurulu kararı ile, bölgenin engebesi ve dalgalı olmasından dolayı yarma ve dolgu imalatlarını yapım aşamasındaki maliyeti arttıracağı artacak maliyetlerin de alana işletme kuracak sanayici tarafından karşılanacağı ile ilgili bir taahhütnameye ilişkin yönetim kurulu kararının Bakanlığa gönderilmesi istenmiştir. Bölgede faaliyet gösteren Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Derneğinden alınan Yönetim Kurulu Kararı Bakanlığa 30.09 2014 tarihinde resmi yazı ekinde gönderilmiştir.  

İlimizi 10.09.2014 tarihinde ziyaret eden 3 kişilik imar, altyapı ve jeoloji mühendisinden oluşan komisyon görüşleri, Bakanlığımız Yer Seçimi Ön İnceleme Komisyonunda değerlendirmiş ve Komisyon; söz konusu alanın eğim haritası (hâlihazır harita) ve taslak olarak planlama çalışması ( parsellerin ve sosyo-kültürel tesislerin nereye konumlanacağı, ulaşım şeması, kaç adet ve hangi tip sanayi parseli olacağını içeren) yapılıp Bakanlığa gönderilmesine karar vermiştir.  

Konu ile ilgili olarak İl Müdürlüğümüz koordinasyonunda 10.10.2014 tarihinde,  YİKOB, DOĞAKA, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, S.S. Hatay Zeytinyağı Prina ve Yan Ürünleri Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Zeytin ve Zeytinyağı Üreticilerini Zeytinyağı Fabrikalarını ve İşletmelerini Koruma Derneği Temsilciler ile bir toplantı düzenlenmiş ve bundan sonra yapılması gereken işlerle ilgili bir yol haritası üzerinde görüşmeler yapılmış ve tavsiye niteliğinde toplantıda alınan karar, toplantıya katılan ilgili kuruluşlara gönderilmiştir. Tavsiye kararında Bakanlığın istediği halihazır harita, taslak imar planı, ÇED ve Ekosistem Raporunun YİKOB tarafından, bedelinin ödenmesi hususunun ise Antakya Ticaret ve Sanayi Odası koordinasyonunda toplantıya katılan Oda, Kooperatif, Dernek tarafından karşılanacağı belirtildiğinden, YİKOB yapılacak işlerin startını vermeden önce, işlerin bedelinin ödeneceği hususunda Antakya Ticaret ve Sanayi Odasından olumlu cevap beklenmiş geçen süre içerisinde Sayın Valimiz Ercan TOPACA YİKOB’a halihazır harita ve taslak imar planının yapılması talimatını vermiş ve YİKOB hizmet satın almak suretiyle bu işlemleri yaptırmış ve Nisan 2015 ayı içinde yapılan halihazır harita ve taslak plan Bakanlığa gönderilmiştir.  Bakanlık yer seçimi ön inceleme komisyonu tarafından yapılması istenen yukarıda belirtilen halihazır harita ve taslak imar planı, Bakanlık Komisyon tarafından incelenmiş ve söz konusu yerde imar ve altyapı kurulup işletilebileceği kanaati oluşması nedeniyle, Bakanlığımız koordinasyonu ile yer seçimine ilişkin farklı kamu kurum temsilcilerinden oluşan Yer seçim Komisyonu teşekkül ettirilmiş ve 25.06.2015 tarihinde kurumlarından oluşan Yer Seçim Komisyonu yerinde inceleme yapacaktır.  

Organize Sanayi Bölgesi olması için önerilen alan, yer seçimine katılan kamu kurum temsilcilerinin olumsuz bir görüş bildirmemesi ve ÇED raporu alınması (ihtisas OSB olması nedeniyle), Doğa Koruma ve Milli Parklar VII.Bölge Müdürlüğünün ÇED raporu doğrultusunda belirleyeceği   3 üniversiteden EKOSİSTEM DEĞERLENDİRME RAPORU  alınması ve uygun görülmesi, gözlemsel jeolojik etüt raporu hazırlanması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanması, tapulama dışı arazilerin tapuya tescil edilmesi halinde yer seçimi kesinleşecek, Bakanlığın izniyle OSB yönetimi oluşturularak tüzel kişilik kazanacaktır. Tüzel kişilik kazanan OSB yönetimi hazine arazilerini harca esas değer üzerinden Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden talep edecek, şahıs arazileri Bakanlıktan kamu yararı kararı alınarak istimlâk edilecektir. Organize Sanayi Bölgesi içerisinde kalan arazilerin mülkiyetinin OSB Tüzel Kişiliği adına geçmesinden sonra, bölgenin imar planı yapılarak, bölgeye altyapı hizmetleri getirilmesini takiben parsellerin yatırımcılara tahsisinin sağlanması beklenmektedir. 

Bu konuda yapılan çalışmaların hızlandırılması hususunda desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, 21 Temmuz 2018 Cumartesi günü AK Parti Hatay Milletvekilleri ile Antakya Mutfak Müzesinde önemli bir istişare toplantı gerçekleştirdik.

Ak Parti Hatay Milletvekilleri Hüseyin Yayman, Hacı Bayram Türkoğlu, Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz, Ak Parti İl Başkanı İbrahim Güler, HESOB Başkanı Abdulkadir Teksöz ile odamız Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerinin yoğun katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Çinçin; yorucu bir seçim döneminin geride kaldığını, Hatay’ın acil olarak çözülmesi gereken sorunları olduğunun altını çizerken, Çinçin Hatay’ın tüm milletvekillerine büyük iş düştüğünü söyledi. ATSO olarak seçimden hemen sonra  bölge Milletvekillerine verilmek üzere Hatay'ın Kısa ve Uzun vadedeki sorunları ile ilgili bir rapor hazırladıklarını ve hazırlanan raporun bu toplantılarda tüm Milletvekillerine sunacaklarını söyleyen Çinçin tüm katılımcılara teşekkür ederek sözlerine son verdi”.   

 

 

KISA VE UZUN VADELİ  

SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ  


 

KISA VADELİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

  1. TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) PROJELERİ 
  2. AFRİN BÖLGESİNİN İMARI
  3. AFRİN BÖLGESİNDEKİ TARIMSAL ÜRÜNLER 
  4. TARIM HİBELERİ 
  5. ZİRAAT BANKASININ YARATTIĞI MAĞDURİYETLER 
  6. SURİYELİ MÜLTECİLERDEN ETKİLENEN HATAY- ŞANLIURFA ve KİLİS İLLERİNE  

 

ÖZEL İSTİHDAM VE TEŞVİK PAKETİ 

  1. UÇAK SEFERLERİ 
  2. YAYLADAĞI SINIR KAPISININ AÇILMASI 
  3. HATAY ALTINÖZÜ ENEK TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ  

 

BÖLGESİ KURULMA ÇALIŞMALARINA DESTEK VERİLMESİ  

10.  HATAY MİT DAİRE BAŞKANLIĞI BİNASI’NIN ÖZEL GÜVENLİK ALANI  

11.  HATAY KİTAPÇILAR VE KIRTASİYECİLERİN MAĞDURİYETLERİ  

12.  NAKLİYE VE RO-RO TAŞIMACILIĞI

13.  GÖÇ VE ENTEGRASYON BAKANLIĞI KURULMASI

14.  REYHANLI BARAJININ TAMAMLANMASI

 


UZUN VADELİ SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

  1. ALTINÖZÜ ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRÜNLERİ İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ

 

 

KISA VADELİ  

SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

 

 

  1. TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) PROJELERİ 

 

TKDK Proje başvurularında; İlimizdeki yatırımların artması, istihdam olanaklarının yaratılması amacıyla tüm bürokratik işlemlerin kolaylaştırılması hususunda desteklerinizi arz ederiz. 

 

  1. AFRİN BÖLGESİ İMARI 

Afrin Bölgesinin imarında Hatay’lı tüm inşaat firmalarına pozitif ayrımcılık tanınması hususunda desteklerinizi arz ederiz. 

 

  1. AFRİN BÖLGESİNDEKİ TARIMSAL ÜRÜNLER 

Afrin Bölgesine ait olan zeytin, zeytinyağı vb. tarımsal ürünlerin sınırdan geçişine izin verilmesi ve bu konuda Antakya Ticaret ve Sanayi Odasındaki ilgili komisyonla istişare edilmesi hususunda desteklerinizi arz ederiz. 

 

  1. TARIM HİBELERİ 

 

Türkiye topraklarında bulunan Suriye uyruklu vatandaşların arazilerini, Mal Müdürlüğü ile yapılan resmi arazi kira sözleşmesi yapıldığı ve kira bedeli ödendiği halde, Tarım hibe desteklerinden son iki yıldır faydalanılamamaktadır. Bu konuda desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1. ZİRAAT BANKASININ YARATTIĞI MAĞDURİYETLER 

 

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak Üyelerimizden tarafımıza ulaşmış Ziraat Bankasının bazı uygulamaları çeşitli mağduriyetlere yol açtığı, şöyle ki; Ziraat Bankası aracılığı ile gelen ekspertiz firmalarının “Eksper Ücretlerinin” çok yüksek olduğu Oda Üyelerimizden tarafımıza şikayet konusu olmuştur.  

Ayrıca incelenen gayrimenkulün Hatay İlinin sınır, savaş ve risk bölgesi olarak ele alınması değerinin çok altında bir bedel ile değerlendirilip gösterilmesi büyük sıkıntılar doğurmaktadır.  

Bankanın müşterilerine sağladığı “0 faiz” ’li kredi kullandırırken karşılığında müşterinin önüne ciddi sıkıntılar getirmekte başta “Hayat Sigortası” kaleminden yüksek ücret alınmakta ve bu zorunlu olmaktan çıkarılıp isteğe bağlı hale getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.  

Diğer bir konu ise Bankaların tarım için verilen krediden aldığı komisyonun karşılığı % 0,5 iken, Ziraat Bankasının % 2 komisyon alması ciddi mağduriyetlere sebep olmaktadır. Bu hususta desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1. SURİYELİ MÜLTECİLERDEN ETKİLENEN HATAY- ŞANLIURFA ve KİLİS İLLERİNE ÖZEL İSTİHDAM VE TEŞVİK PAKETİ 

 

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre Hatay, nüfusa oran açısından Kilis’ten sonra 2. sırada yer almaktadır. Reyhanlı’da ise Suriyeli nüfusun Reyhanlı nüfusuna oranı % 137 ‘dir. ( Reyhanlı nüfusu 92.000, Reyhanlı’daki Suriyeli nüfusu 131.000’dir. 

Geçici koruma altına alınan Suriyeli yabancıların illere göre dağılımında Hatay, İstanbul ve Şanlıurfa’dan sonra 3. sırada;  

Geçim kaynağı olarak önemli bir yeri olan Tarım sektöründe çiftçi sayısı 2008 yılından 2016 yılına 39.619 dan 18.349 a, %53,7 oranında azalma göstermiştir. Bu rakam iş gücü piyasasında bir değişimin gerçekleştiğini göstermektedir.  

TÜİK’in İl düzeyinde açıkladığı en güncel iş istatistiği 2013 yılına ait buna göre; işgücüne katılım oranlarında Hatay Türkiye genelinde en düşük 13. sıradaki il olmuştur. İşsizlik rakamlarına göre ise 11. sırada yer almıştır. 

Fakat Suriye savaşından benzer şekilde etkilenmiş olan iller kapsamında düzenlenecek bu sorunlara özgü bir teşvik veya destek programının geliştirilip uygulanması kısa vadede daha hızlı sonuçlar verecektir. Ayrıca, bugünlerde sınır ötesinde yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklı sorunların bölgemiz pazarında hissedileceği aşikârdır. Bu tablodan hareketle Hatay- Şanlıurfa ve Kilis illerini kapsayacak şekilde, “Özel istihdam ve Teşvik Paketi”  kapsamına alınması ve uygulanması Halkımızın ortak beklentisi ve isteğidir. Bu durum genel anlamda orta vadede olumlu sonuçlar doğuracaktır. Bu konuda destek ve talimatlarınızı arz ederiz. 

 

 

  1. UÇAK SEFERLERİ 

 

2017 Aralık ayı Havalimanı İstatistiklerine göre, Aralık ayında Hatay Havalimanında iç hat yolcu trafiği bir önceki yılın aynı ayına göre %3 artışla 80.224, dış hat yolcu trafiği 16.624, toplamda 96.848 olmuştur. (DHMİ Genel Müdürlüğü ) 

2017 yılı Aralık ayında Hatay Havalimanına, iç hat iniş-kalkış yapan uçak trafiği bir önceki yılın aynı ayına göre %1 artışla 604, dış hat uçak trafiği 143 olmak üzere toplamda 747’ye ulaşmıştır. 

2017 yılı Aralık ayında Hatay Havalimanı. Yük ( kargo+posta+bagaj)trafiği ise toplamda 896 tondur. (DHMİ Genel Müdürlüğü ) 

2017 yılı sonu 12 aylık gerçekleşmelere göre; Hatay Havalimanından bir önceki yılın aynı dönemine göre %6 artışla 1.280.164 yolcu hizmet almış, uçak trafiği %2 artışla 9566’ya, Yük ( kargo+posta+bagaj)trafiği ise % 5 artışla 13.483 tona ulaşmıştır. (DHMİ Genel Müdürlüğü ) 

Bu hareketlilik baz alındığında;  

  • Hatay’a sefer yapan uçak sayısının az olması nedeniyle, uçak biletlerinin ücreti oldukça yüksektir. 
  • Hatay Havaalanı’ndan Antalya ve Trabzon’a yeni sefer konması 
  • İzmir seferlerinin arttırılması 
  • Ankara’ya haftanın 7 günü günde 2 sefer düzenlenmesi havaalanı ulaşımı açısından önem arz etmektedir. Bu hususta desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1. YAYLADAĞI SINIR KAPISININ AÇILMASI 

 

3 Ağustos ile 18 Ekim 2017 tarihleri arasında kapatılan Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan, Suriye’ye günümüzde yasaklı ürünler (silah yapımında kullanılan kimyasallar) dışındaki tüm kalemler ihraç edilmeye başlanmıştır. 

Ülkemizden Suriye'ye ihracat, Babül Hava Sınır Kapısı öncesi tampon bölgede gerçekleşmekte, insani yardım, gıda, ilaç ve temizlik maddesi dışındaki maddelerin ihracatı bazı dönemler kesintiye uğramakta, bu durum da Hatay'lı ihracatçıları olumsuz etkilemektedir. İhracatın sekteye uğratılmaması beklentimizdir. 

Ayrıca: TIR geçişlerine kapalı olan ancak binek araç (araba) ve insan geçişleri yapılmakta olan Yayladağı Sınır Kapısının da yeniden açılması, yeni bir koridorla tır geçişlerinin sağlanması, Hatay'ın ekonomisini ve turizmi canlandırarak, ticareti yeniden başlatacak yeni bir gelişme olacaktır. Bu konuda desteklerinizi ve talimatlarınızı arz ederiz. 

 

 

 

  1. HATAY ALTINÖZÜ ENEK TARIMA DAYALI İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ KURULMA ÇALIŞMALARINA DESTEK VERİLMESİ 

 

2011 yılında Hatay Valiliği tarafından İlimiz Altınözü ilçesi Enek köyü bölgesinde toplam 356 hektar alan üzerinde Tarıma Dayalı Hayvancılık İhtisas OSB kurulması ile ilgili çalışmalar başlatılmıştır.  

Hatay Altınözü Enek Tarıma Dayalı İhtisas (Süt) Organize Sanayi Bölgesi yer seçim çalışması tamamlanmış olup, kuruluş protokolü Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın (Tarım Reformu Genel Müdürlüğü) 09.12.2013 tarih ve 50835840.02 sayılı Olur’u ile onaylanarak 12 sicil numarası ile tüzel kişilik kazanmıştır.  

Enek TDİOSB nin kurucu ortakları ve katılım payları: 

 1-Hatay Yat. İzleme ve KoordBaşk.          (%50)  

 2-Antakya Ticaret ve Sanayi Odası         (%30)  

 3-Hatay İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği     (%10)  

 4- Altınözü Belediyesi    (%10) 

 Üretim Yöntemi   : 

Kurulması planlanan Hatay Altınözü Enek Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi içerisinde 115 adet sütçülük işletmesi,4 adet süt fabrikası (mandıra), 2 adet yem fabrikası, 1 adet soğuk hava deposu ve 5 adet biyogaz tesisi kurulması planlanmaktadır.  

Hatay Altınözü Enek Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Kurulma Çalışmaları Kapsamında: 

 

- Bölgenin 1/1000 ve 1/5000 ölçekli İmar planı hazırlanıp ve Bakanlık onayına sunulması çalışmalarına başlanılacak 

-  Parsel bazında üstyapı modül projesi hazırlanacak, 

-  İmar planına uygun parselasyon planları hazırlanacak, 

  • 1/5000 ölçekli genel yerleşim planı hazırlanacak, 
  •  İlgili Kurumlardan; içme ve kullanma suyu, elektrik enerji projesi hazırlanması, dağıtım merkezi yeri yapımı projesi ve Hibrit Enerji Üretimi ve Dağıtımı hususunda gerekli müracaat ve izinler alınacak, 
  •  2018 yılı içinde Alt Yapı İnşaat Projesi hazırlanacaktır. 

Bu konularda yapılan çalışmaların hızlandırılması hususunda desteğinizi arz ederim. 

 

  1. HATAY MİT DAİRE BAŞKANLIĞI BİNASI’NIN ÖZEL GÜVENLİK ALANI 

 

21.03.2016 tarihli ve 2016/8675 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Hatay Milli İstihbarat Teşkilatı Daire Başkanlığı’nın bulunduğu Günyazı 2819 numaralı parsel etrafı,  400 metre çaplı toplamda 563.633 m²’lik alan, Özel Güvenlik Bölgesi olmuştur. Bu bölgede her türlü imar işlemleri durdurulmuş bulunmaktadır.  

Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliğinin 9.maddesinin 8.fıkrasına göre; “….taşınmaz mallar üzerinde inşaat, hafriyat, tadilat, orman yetiştirmek veya kesmek, bataklık kurmak veya kurutmak gibi hususlar kendi özel kanunlarına göre ilgili mercilere izin ve ruhsat verilmeden önce, bölgenin savunma gücü ve gizliliği yönünden yetkili komutanlığın da izninin alınması zorunludur. Dilekçe sahibi dilekçesinde yapacağı işin mahiyetini detaylı olarak ifade ederek konuya ait belge ve planlardan tasdikli birer suretini vermek zorundadır.  

Yetkili komutanlık istemi kabule değer görmediği takdirde red sebebini gerekçesiyle birlikte yazılı olarak ilgili merci kanalı ile dilekçe sahibine bildirir” şeklinde düzenlenmiştir. 

Bu düzenleme sonrasında, mülk sahipleri ruhsat işlemleri için belediyeye başvurduklarında belediye, başvuru işlemlerini kabul edip harçları tahsil ettikten sonra, ilgili kurumdan (MİT) bu konuda görüş istemekte, İlgili kurum da yönetmeliğin 9.maddesinin 8.fıkrası gereğince talebi reddetmektedir. Buna dayanarak, belediye ruhsat başvurularını da olumsuz olarak cevaplamaktadır. Antakya ve Defne İlçesinin şehir merkezindeki sıkışıklığı, şehrin MİT binasının olduğu yere genişlemesi ve Antakya Belediyesi tarafından yapılan 18. madde uygulamasının amacına da bakıldığında mevcut yere MİT binasının yapılmış olması ve etrafında Özel Güvenlik Bölgesi kurularak 400 metre mesafede yapılaşmayı engellemiş olması şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına da açıkça aykırılık teşkil etmiştir. 

Bakanlar Kurulu’nun bu kararı ile MİT binası etrafında 400 metre mesafede bulunan Özel Güvenlik Bölgesi alanı çok geniş bir alan olmasının yanı sıra, kamulaştırma işlemlerinin de yapılmayarak, birçok vatandaşımızın güvenlik alanlarına giren taşınmazlarında tasarrufta bulunmaları engellenmektedir. Güvenlik alanının içinde, söz konusu alan kentleşme için oldukça uygun ve değerli bir alternatif olup,  TOKİ Binaları ve Özel Okullar, Devlet Okulları da bulunmaktadır.  

Hatay MİT Daire Başkanlığı Binası etrafında 400 metre mesafedeki Özel Güvenlik Bölgesi, yapılaşmayı engelleyerek Antakya ve Defne İlçelerinin sıkışık vaziyetteki merkezlerinin genişlemesine de engel olmaktadır. Bu konular hakkında mağduriyetlerin giderilmesi hususunda desteğinizi arz ederim. 

 

 

  1. HATAY KİTAPÇILAR VE KIRTASİYECİLERİN MAĞDURİYETLERİ 

 

668 sayılı KHK’nın (Kanun Hükmünde Kararname) 1. Maddesinde Milli Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ’ye (Fethullahçı Terör Örgütü) aidiyeti, istihkakı ve irtibatı olan, 2. Maddenin (c) bendinde geçen ekli (3) sayılı listede yer alan gazete ve dergiler ile yayınevi ve dağıtım kanallarının kapatılmış olduğu ve bu doğrultuda Hatay’da ilçeler dahil faaliyet gösteren Kırtasiyecilerden tamamı sınavlara hazırlık kitabı olmak üzere, toplam değeri yaklaşık 3 milyon TL. değerinde kitap toplatılmıştır.  

Hatay Kitapçılar ve Kırtasiyeciler Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin 20.12.2016 tarihinde Antakya Ticaret ve Sanayi Odasına vermiş olduğu dilekçe üzerine; Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, Hatay Valiliği OHAL Bürosuna 30.12.2016 tarih ve 14888 Sayılı yazımız ile birlikte tüm tutanak örnekleri, tarafımıza ulaştırılan dilekçeler ve yaşanan sıkıntılar iletilmiştir.  

Hatay Valiliği OHAL Bürosu yukarıdaki bilgiler üzerine; Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı’na 17.01.2017 tarih ve 2469 sayılı yazısı ile Kaynak Holding yönetimin TMSF’ye devri ile kayyum atandığı ve TMSF’nin toplatılan bu kitaplarla ilgili hiçbir ödeme yapmadığı ve bu hususta mağduriyetlerin giderilmesini içeren bir yazı yazmıştır.  

TMSF’nin 14.02.2017 tarih ve E.3985 sayılı yazısıyla; ‘’Kaynak Holding bünyesindeki şirketlerin tüzel kişiliği Fondan bağımsız olarak devam etmekte olup, bu şirketlere ait yayınlarla ilgili alacak taleplerinin bunların muhatabı ilgi yazı eki listede adresleri verilen şirketlere yapılması gerektiği ‘’şeklinde ilgi yazıya cevap vermiştir.  

TMSF’nin yukarıda belirtilen yazısı üzerine; Hatay Kitapçılar ve Kırtasiyeciler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği yetkilileri Kaynak Holding’e bağlı şirketlerin İstanbul’daki merkezlerine giderek durumu anlatmış fakat herhangi bir sonuç alınamamıştır.  

Ekonomik olarak sıkıntı yaşayan esnafın mağduriyetlerin giderilmesi için yaklaşık değeri 3 milyon TL ‘yi bulan hiç bir fikri ve siyasi içeriği olmayan, Üniversite, KPSS vb. sınavlara hazırlık kitaplarının ayni veya nakdi karşılıklarının ödenmesinin temin edilmesi hususunda destek ve himmetlerinizi arz ederim. 

 

 

  1. NAKLİYE VE RO-RO TAŞIMACILIĞI 

 

Hatay, Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı, dünya üretim ve tüketim üsleri arasında geçiş noktasıdır. Hatay, taşımacılık sektöründe Türkiye’nin İstanbul ve Mersin’den sonra 3. büyük filosuyla 8.807 TIR (çekici) sosyo-ekonomik yapıda ulaştırma sektörünün ön plana çıkmasına sebep olmuştur. Uluslararası eşya taşımacılığı yapan 2018 yılı 7. ay itibariyle 277 firma bulunmaktadır. Türkiye’de C2 belgeli firmaların yaklaşık %12’si Hatay da bulunmaktadır. 

Suriye'deki iç karışıklıklardan sonra RO-RO şirketlerini ve Türk taşımacısını desteklemek amacıyla, 2012 yılında Ekonomi Bakanlığımız tarafından gemi şirketlerine araç başına 1.000 ($) dolar teşvik uygulaması başlatılmıştı. Söz konusu destek ile Mısır üzeri RoRo hattı kurulmuştur. Söz konusu teşvik uygulamasının sonraki dönemlerde kaldırılması ile hatta giren gemi şirketleri;  mali yetersizliklerden dolayı, istikrarlı sefer düzenleyemeyerek, faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmışlardır. Tüm bu sorunlar ve zorunluluklar Hatay’lı nakliyecilerin bir araya gelerek Hatay Ro-Ro A.Ş.’yi kurmuşlardır.  

Günümüzde 63 Uluslararası nakliye firması, 2500 TIR kapasitesi ile Hatay Ro-Ro A.Ş.’i coğrafyaya hizmet etmektedir. Süveyş kanalının transit geçilmesi ile transit süre 3 güne düşmüş ancak maliyetlerin artmasından ötürü kapasitede her geçen gün düşüş yaşanmaktadır. Aşağıda verilen maddeler yaşanan düşüşlerin en önemli unsurlarıdır, 

 

  • Mısır Ro-Ro hattına verilen teşvik’in kaldırılması, kanal geçiş maliyetinin yüksek olması gibi etkenlerden dolayı nakliyecilerin ödediği navlun bedelinin firmaya yüksek maliyet oluşturması, 
  • Bazı gıda maddelerine verilen teşvik’in konteynerlere de verilmesi nedeniyle deniz yolu Ro-Ro taşımacılığının deniz yolu konteyner taşımacılığıyla rekabet edememesi, 

Öte yandan, 

  • Suudi Arabistan tarafından verilen sürücü vizelerinde plaka bilgisi yazılması zorunluluğu bulunmakta olup, mevcut uygulamada sürücülerin ancak karadan girişi mümkün olabilmektedir. 
  • Şoförlere verilen 6 aylık çoklu giriş vizelerinde Suudi Arabistan’ın giriş-çıkış için 14 günlük süreyi 7 güne indirmesi ve sürenin aşılması durumunda cezai işlem uygulanması, 
  • Suudi Arabistan ve Katar arasında yaşanan sıkıntılardan dolayı Katar’a giden araçların transit gidiş-dönüşü yasaklanmış olup araçların taşınması yüksek maliyetle İran üzerinden yapılmaktadır. 
  • İskenderun limanından Suudi Arabistan limanına yapılan taşımalarda özellikle Suriye kökenli ihracatçıların artmasından sonra ihraç edilen yükler içinde çıkan uyuşturucu haplar nedeniyle 15 şoför Suudi Arabistan ‘da tutuklu bulunmaktadır. Bu etken hem nakliyeci firmaları hem de şoförleri olumsuz yönde etkilemekte ve Pazar kayıplarına neden olmaktadır. 
  • Firmaların aldığı C2 kartlarının 98 TL den 300 TL ye çıkartılması, trafik sigorta bedellerinin geçen seneye oranla iki kat artması, karayolu, köprü ve mazot fiyatlarındaki artışlar da nakliyeci firmalara yüksek maliyet oluşturmaktadır. 
  • İskenderun limanı Limak Portta Ro-Ro ile taşınacak olan araçların gümrüksel işlemlerinin (X-ray,Tam tespit..vs) maliyetlerinin yüksek olması nakliyeci firmaları ciddi anlamda maddi zarara sokmaktadır. 

 

Şu an; Türk ihracat ve lojistiğini Ortadoğu'ya bağlayan tek Ro-Ro hattının devamını sağlayabilmek için 2012 yılında Ekonomi Bakanlığımız tarafından verilen 1000 dolarlık ($) desteğin 1500 dolarlık ($) olarak tekrar hayata geçirilmesi veya Süveyş kanalı üzerinden yapılan taşımacılığın en az %50 oranında desteklenmesi bölge ve ülke lojistiği için oldukça büyük önem arz etmektedir. Bu konuda desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1. GÖÇ VE ENTEGRASYON BAKANLIĞI KURULMASI 

 

Başlangıçta geçici olduğu düşünülen ve sonrasında kalıcı bir hal alan Suriyeli Göç dalgası, başta ekonomi, eğitim, iş yaşamı, istihdam, sağlık, güvenlik, yerleşim hayatı, elektrik, şehir altyapısı, trafik ve sosyo-kültürel hayat dahil olmak üzere pek çok alanda zorunlu ek yükler getirmektedir. 

 

Hacettepe Üniversitesi Göç ve  Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2016 Raporuna göre; 2011 yılından bugüne Türkiye’de resmi rakamlara göre 224.750 Suriyeli çocuk doğmuştur. Suriyelilerin önemli bir bölümünü çocuk ve genç yaştakiler oluşturmaktadır. Bu kesim Türkiye’de büyümektedir. 

Kayıtlı olan Suriyeli sığınmacıların 515.116’sı 0-4 yaş aralığında, 1 milyonun üzeri de zorunlu okul çağındadır. Bu sayının sadece 508.846’sı  eğitim görmektedir. ( Kaynak: AFAD) 

 

Tüm bu verilerden hareketle,  

Türkiye’de 3.546.905 Suriyeli misafir yaşamaktadır. Göç İdaresi’nin 11 Temmuz 2018 tarihli güncellemesine göre de geçici koruma kapsamındaki Suriyeli misafirlerin ilimizdeki sayıları 443.030’a ulaşmıştır.   

Türkiye’deki Suriyeli göçmen nüfusunun, Türkiye ‘deki genel nüfusa oranı %4,39 artı % 3 ü de diğer mültecilerden oluşmaktadır.  

Hatay’daki Suriyeli nüfusun, Hatay genel nüfusuna oranı %28,12 dir. Ülkemizde Suriyeliler konusu, bir toplumsal uyum sorunu olarak ele alınmalı; çalışma hayatı, eğitim, barınma, sağlık, belediye hizmetleri, toplumun alıştırılması gibi alanları düzenleyecek bütüncül bir politika uygulanmalıdır.  

 

  • Ülkemizde Suriyeliler konusu, bir toplumsal uyum sorunu olarak ele alınmalı; çalışma hayatı, eğitim, barınma, sağlık, belediye hizmetleri, toplumun alıştırılması gibi alanları düzenleyecek bütüncül bir politika uygulanmalıdır. Tüm bu faaliyetlerin Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kurularak, Bu bakanlık tarafından koordine edilmesi,  
  • Bu sebeple, ülkemize gelen Suriyeli genç işgücünü avantaja çevirerek, sanayinin gelişmesinde bir alt yapı yatırımı olan meslekî ve teknik eğitime gerekli önemin verilmesi zorunludur.  
  • Suriyeli sığınmacıların, Türkçe eğitimi, profesyonel beceriler ile güçlendirilmesi,  
  • Sığınmacılara, Mesleki eğitimlerin verilmesi,  
  • İşgücü piyasasında aranan niteliklerin kazandırılması,  
  • İş arama süreçlerinde destek verilmesi sağlanmalıdır.  
  • Sosyal faaliyetler vasıtası ile Suriyeli mültecilerin yerel halk ile dayanışma ve diyalog kurmasına aracılık edecek girişimler düzenlenmelidir.  

 

Tüm bu verilerden hareketle,” Göç ve Entegrasyon Bakanlığı” kurularak, bu bakanlık tarafından koordine edilmesi büyük bir ihtiyaç teşkil etmektedir. Bu konuda desteklerinizi arz ederiz. 

 

 

  1.   REYHANLI BARAJININ TAMAMLANMASI 

 

Hatay, Türkiye’nin ürettiği maydanoz, erik, pazı ve mandalina(satsuma) üretiminde 1 inci sırada yer almaktadır. Amik Ovası, 1 milyon 150 bin dekar büyüklüğü ile Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biridir.  

1995 Yılında Yatırım Programına giren taşkın ve sulama maksatlı Afrin Nehri üzerinde yapılmakta olan Reyhanlı Barajı inşaatında çalışmalar halen devam ediyor. Bugüne kadar çalışmalarda; gövde dolgusunun büyük bir kısmı, ulaşım yolları, kondüviler tamamlanmış olup gövde dolgusuna devam ediliyor. Reyhanlı Barajı ile hem Amik Ovası’nda yer alan 600 bin dekar zirai arazi sulanacak hem de 200 bin dekar saha taşkın zararından koruyacaktır. Reyhanlı Barajı tamamlandığında 2017 yılı birim fiyatları ile milli ekonomiye yıllık 407 milyon 848 bin TL katkı sağlanması hedeflenmiştir. 

Reyhanlı Barajı Sulaması 1. kısım kapsamında 117 bin  dekar zirai arazi sulanacak diğer taraftan Reyhanlı Barajı, Afrin Çayı Davutlar Regülatörü ve Derivasyon Kanalı ile Karasu Regülatörü ve Derivasyon Kanalı’nın yapımı da devam etmektedir. Amik Ovasını çoraklaşmadan kurtararak olmasından dolayı Reyhanlı Barajı inşaatı ile Reyhanlı Barajı Sulama inşaatlarının yeterli program ödenekleri temin edilerek, öncelikle bitirilmesi gerekmektedir.  

Bu hususta, yani Reyhanlı Baraj inşaatı ile sulama projelerinin biran evvel bitirilmesi için yardım ve himmetlerinizi arz ederim. 

 

 

UZUN VADELİ  

SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 


 

  1.  ALTINÖZÜ ZEYTİN VE ZEYTİN ÜRÜNLERİ İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ 

 

İlimiz Antakya /Kuruyer ve Altınözü/Enek sınırları içerisinde bulunan 1.390 dekar büyüklüğündeki alan ( yaklaşık olarak ; % 45 şahıs, 620 da (117 dekar Zeytinlik tescilli)), %55 hazine (43 dekar tapulu hazine,726 dekar tapulama dışı hazine, Toplam:770 dekar) için mülga İl Özel İdaresi tarafından yer seçim çalışmaları başlatılması için 27.12.2012 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurulmuştur. 12-15.03.2013 tarihinde Bakanlığımız elemanlarınca yerinde inceleme yapılmış ve bölgede OSB kurulması ile ilgili. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden görüş istenmiştir.  

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün gönderdiği 25.06.2014 tarih ve 131158 sayılı yazıda; bölge planının 17.06.2014 tarihinde Genel Müdürlüklerince onaylanarak yürürlüğe girdiği, söz konusu öneri alan Hatay-Altınözü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Yönetim ve Gelişme Planında değerlendirildiği ve bölgeleme çalışmasında Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının Kontrollü Kullanım Bölgesi olarak ayrıldığı belirtilmiş, konu ile ilgili VII.Bölge Müdürlüğünden alınan 04.07.2014 tarihli yazıda; alınacak ÇED raporuna istinaden kurulacak tesislerin yaban hayatı ve ekosistemi etkileyecek her türlü faaliyet için en az 3 farklı üniversitenin yaban hayatı başta olmak üzere yapılacak yatırımın özelliğine göre Genel Müdürlüğün belirlediği bilim dallarında konusunda uzmanlaşmış öğretim üyelerince EKOSİSTEM DEĞERLENDİRME RAPORU hazırlanması, raporda tesisin yaban hayatı geliştirme sahasındaki hedef tür ve diğer türlerin bu alandaki devamlılığını tehlikeye düşürmeyeceğini ve ekosistemi bozmayacağı sonucuna varılması halinde izin verilebileceği belirtilmiş ve konu Bakanlığımıza bildirilmiştir. 

 Bakanlığımızca konu Değerlendirme Komisyonunda 01.09.2014 tarihinde görüşülmüş ve 2 kişilik altyapı mühendis gurubu ve 1 jeoloji mühendisinin yerinde inceleme yapmasına karar vermiş, görevliler 10.09.2014 tarihinde yerinde incelemede bulunmuş ve yerinde incelemenin sonunda oluşan kanaat katılanlarla birlikte bir tutanağa bağlanmıştır. Bakanlık alt komisyonu mahalde tutulan komisyon tutanağında belirtilen bölgenin engebesi ve dalgalı olmasından dolayı yarma ve dolgu imalatlarının yapım aşamasında maliyeti arttıracağı ancak yapım aşamasındaki artacak maliyetlerin de alana işletme kuracak sanayici tarafından karşılanacağı sanayi sektörü temsilcileri ile yapılan görüşmelerde dile getirildiği belirtilmesi nedeniyle, sanayici temsilcilerinden (dernek, kooperatif) yönetim kurulu kararı ile, bölgenin engebesi ve dalgalı olmasından dolayı yarma ve dolgu imalatlarını yapım aşamasındaki maliyeti arttıracağı artacak maliyetlerin de alana işletme kuracak sanayici tarafından karşılanacağı ile ilgili bir taahhütnameye ilişkin yönetim kurulu kararının Bakanlığa gönderilmesi istenmiştir. Bölgede faaliyet gösteren Zeytin ve Zeytinyağı Üreticileri Derneğinden alınan Yönetim Kurulu Kararı Bakanlığa 30.09 2014 tarihinde resmi yazı ekinde gönderilmiştir.  

İlimizi 10.09.2014 tarihinde ziyaret eden 3 kişilik imar, altyapı ve jeoloji mühendisinden oluşan komisyon görüşleri, Bakanlığımız Yer Seçimi Ön İnceleme Komisyonunda değerlendirmiş ve Komisyon; söz konusu alanın eğim haritası (hâlihazır harita) ve taslak olarak planlama çalışması ( parsellerin ve sosyo-kültürel tesislerin nereye konumlanacağı, ulaşım şeması, kaç adet ve hangi tip sanayi parseli olacağını içeren) yapılıp Bakanlığa gönderilmesine karar vermiştir.  

Konu ile ilgili olarak İl Müdürlüğümüz koordinasyonunda 10.10.2014 tarihinde,  YİKOB, DOĞAKA, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, S.S. Hatay Zeytinyağı Prina ve Yan Ürünleri Üretim ve Pazarlama Kooperatifi, Zeytin ve Zeytinyağı Üreticilerini Zeytinyağı Fabrikalarını ve İşletmelerini Koruma Derneği Temsilciler ile bir toplantı düzenlenmiş ve bundan sonra yapılması gereken işlerle ilgili bir yol haritası üzerinde görüşmeler yapılmış ve tavsiye niteliğinde toplantıda alınan karar, toplantıya katılan ilgili kuruluşlara gönderilmiştir. Tavsiye kararında Bakanlığın istediği halihazır harita, taslak imar planı, ÇED ve Ekosistem Raporunun YİKOB tarafından, bedelinin ödenmesi hususunun ise Antakya Ticaret ve Sanayi Odası koordinasyonunda toplantıya katılan Oda, Kooperatif, Dernek tarafından karşılanacağı belirtildiğinden, YİKOB yapılacak işlerin startını vermeden önce, işlerin bedelinin ödeneceği hususunda Antakya Ticaret ve Sanayi Odasından olumlu cevap beklenmiş geçen süre içerisinde Sayın Valimiz Ercan TOPACA YİKOB’a halihazır harita ve taslak imar planının yapılması talimatını vermiş ve YİKOB hizmet satın almak suretiyle bu işlemleri yaptırmış ve Nisan 2015 ayı içinde yapılan halihazır harita ve taslak plan Bakanlığa gönderilmiştir.  Bakanlık yer seçimi ön inceleme komisyonu tarafından yapılması istenen yukarıda belirtilen halihazır harita ve taslak imar planı, Bakanlık Komisyon tarafından incelenmiş ve söz konusu yerde imar ve altyapı kurulup işletilebileceği kanaati oluşması nedeniyle, Bakanlığımız koordinasyonu ile yer seçimine ilişkin farklı kamu kurum temsilcilerinden oluşan Yer seçim Komisyonu teşekkül ettirilmiş ve 25.06.2015 tarihinde kurumlarından oluşan Yer Seçim Komisyonu yerinde inceleme yapacaktır.  

Organize Sanayi Bölgesi olması için önerilen alan, yer seçimine katılan kamu kurum temsilcilerinin olumsuz bir görüş bildirmemesi ve ÇED raporu alınması (ihtisas OSB olması nedeniyle), Doğa Koruma ve Milli Parklar VII.Bölge Müdürlüğünün ÇED raporu doğrultusunda belirleyeceği   3 üniversiteden EKOSİSTEM DEĞERLENDİRME RAPORU  alınması ve uygun görülmesi, gözlemsel jeolojik etüt raporu hazırlanması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanması, tapulama dışı arazilerin tapuya tescil edilmesi halinde yer seçimi kesinleşecek, Bakanlığın izniyle OSB yönetimi oluşturularak tüzel kişilik kazanacaktır. Tüzel kişilik kazanan OSB yönetimi hazine arazilerini harca esas değer üzerinden Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden talep edecek, şahıs arazileri Bakanlıktan kamu yararı kararı alınarak istimlâk edilecektir. Organize Sanayi Bölgesi içerisinde kalan arazilerin mülkiyetinin OSB Tüzel Kişiliği adına geçmesinden sonra, bölgenin imar planı yapılarak, bölgeye altyapı hizmetleri getirilmesini takiben parsellerin yatırımcılara tahsisinin sağlanması beklenmektedir. 

Bu konuda yapılan çalışmaların hızlandırılması hususunda desteklerinizi arz ederiz.