• DÖVİZ KURLARI
    • Dolar Alış : 5.3672
    • Euro Alış : 6.0713
    • Dolar Satış : 5.3887
    • Euro Satış : 6.0956



22. TÜRKONFED, Girişim ve İş Dünyası Zirvesi Hatay'da Gerçekleştirildi

Türkiye’nin gönüllük esasıyla bir araya gelmiş en büyük bağımsız iş dünyası örgütü olan TÜRKONFED, Girişim ve İş Dünyası Zirvesi’nin 22’ncisini, “Güçlü İşletmeler, Güçlü Ekonomi” temasıyla 16-17 Kasım’da Hatay’da gerçekleştirdi. DASİFED’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirveye, TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan ve TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik katıldı.

 

İlk günü basına kapalı olmak üzere 16-17 Kasım tarihleri arasında Hatay’da “Güçlü İşletmeler, Güçlü Ekonomi” temasıyla gerçekleştirilen zirvede konuşmalarını gerçekleştiren TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, "KOBİ’lerin ödeme ve tahsilat sorunlarından, banka teminatlarındaki yüksek faize, konkordatodan, KDV sorununa kadar bir dizi sorun yaşadığını vurgulayarak, “Son günlerde artan konkordato ilanları, reel sektörde güven odaklı gelişen ekonomik hayatı derinden etkilemektedir” dedi.  “Genel olarak dünyada artık ucuz ve bol parayla büyüme dönemi sona erdi” diyen TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ise “Bugün, dünyada böyle bir rüzgar yok. Ancak biz, rüzgar yoksa küreklere yükleneceğiz” şeklinde konuştu.

 

Orhan Turan: “Artan konkordato ilanları, reel sektörde güven odaklı gelişen ekonomik hayatı etkiliyor”

 

Konuşmasında, dünyanın büyük bir değişim ve dönüşümün sancılarını yaşarken; Türkiye’nin de dış politika, siyaset ve ekonomide sıkıntılı bir dönemden geçtiğini kaydeden TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, “Aynı zaman diliminde, birbirinin içine geçen ve aynı yöntemlerle çözümlenemeyecek bir sorun yumağı oluşuyor. Enerjimizi en kolay çözeceğimiz alana yönlendirip, sorun yumağını bir ucundan tutarak çözebilir; ekonomiye odaklanabiliriz. ABD-Suriye-Mülteci sorunu-AB zincirinde, sorun alanlarını içe kapanarak değil, diplomasiye şans tanıyarak çözebiliriz. Siyaset alanında ise sadakat değil liyakatın esas alınması, kapsayıcı bir anlayışın hâkim kılınması, ülkemizin ulusal çıkarlarına hizmet edecektir” dedi.

 

“Aynı gemide yolculuk ediyoruz” ifadesini kullanan Turan, “Bu gemide; çok sesli, çok renkli, çok güçlü bir Türkiye var. Uzlaşma kültürünü, katılımcı ve kapsayıcı bir anlayışı, bu geminin omurgası yaparak, yükselen lider ülke olacağımıza inanıyoruz” diye konuştu. KOBİ’lerin ekonominin lokomotifi olduğunu ancak kırılgan yapıları nedeniyle krizlerden daha derin etkilendiklerini belirten Turan, KOBİ’lerin ödeme ve tahsilat sorunlarından, banka teminatlarındaki yüksek faize, konkordatodan, KDV sorununa kadar bir dizi sorun yaşadığını vurguladı. “Son günlerde artan konkordato ilanları, reel sektörde güven odaklı gelişen ekonomik hayatı da derinden etkilemektedir” ifadesini kullanan Turan, şunları kaydetti: “Bunun sadece ekonomik değil toplumsal sonuçlar da doğuracağı ortadadır. Hem alacaklıyı, hem de borçluyu koruyan bir mekanizmanın kurulması şart. Konuyla ilgili Ticaret Bakanlığımızın bir çalışma yaptığını biliyoruz. Reel sektör ve ekonomiyle ilgili karar süreçlerinde, Türkiye’nin en geniş tabanlı KOBİ yapılanmasına sahip iş dünyası örgütü olarak, TÜRKONFED’in de o masada olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda, ekonomik alanda Önce Küçüğü Düşün ilkesiyle hareket etmeli ve odağımıza öncelikle KOBİ’leri almalıyız.”

 

Erol Bilecik: “Rüzgar yoksa küreklere yükleneceğiz”

Daha sonra kürsüye gelen TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ise "Ekonominin düzelmesinin sabır, inat ve irade gerektirdiğini vurgulayan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik ise, “Gerek küresel gelişmeler, gerekse içeride ülkemize özgü koşullar nedeniyle, finansman maliyetlerinin bir süre daha yüksek seyretmeye devam etmesi muhtemeldir. Genel olarak dünyada artık ucuz ve bol parayla büyüme dönemi sona erdi. Bugün, dünyada böyle bir rüzgar yok. Ancak biz, rüzgar yoksa küreklere yükleneceğiz” diye konuştu. “Türkiye’nin bu zorlu dönemin üstesinden gelmek için yapısal sorunlara odaklanması ve hiç vakit kaybetmeden bir reform takvimi oluşturması gerekiyor” ifadesini kullanan Bilecik, şunları söyledi: “Ekonomide gürlediğiniz kadar, yağmanız lazım. Zaman artık aksiyon zamanıdır. Verimlilik artışlarıyla büyümenin desteklenmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi için işgücü, vergi, eğitim, inovasyon ve dijitalleşme alanlarında kendimizi geliştirmeliyiz. Türkiye ekonomisinin dijital çağın şartlarına uygun teknolojiye, rekabet gücü yüksek sanayi ve hizmetler sektörüne ve modern bir tarım sektörüne ihtiyacı var. Ekonomimizi ayağa kaldırmak için sorunlarımızı kabul edip çaresine bakmalıyız. Kalkınmayı esas alan bir perspektifle serbest piyasa ilkelerinden taviz vermeden, ekonomimizi yeniden ayağa kaldırmamız gerekiyor. Bunun yolu en başta şeffaf, uzlaşmacı, adil ve demokratik bir toplum olmaktır. Güçlü bir ekonominin olmazsa olmazı, güçlü bir demokrasidir. Ekonomik reformlarla eşzamanlı olarak demokratik açılımlar, ifade ve basın özgürlüğünün sağlanması ve özgürlük alanlarının genişletilmesi bu nedenle önemlidir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

 

 “CBi Türkiye” platformu imza töreni gerçekleştirildi

 

Zirve kapsamında ayrıca, TÜRKONFED ve UNDP Türkiye’nin, Türkiye’deki işletmeleri deprem, yangın, sel ve mülteci krizi başta olmak üzere doğal afet ile karmaşık acil durumlara karşı hazırlayacağı platform olan CBi Türkiye’nin imza töreni de yapıldı. Özel sektörün ihtiyaç ve kapasitesini belirleyerek iş dünyasını afet ve acil durumlar karşısında güçlendirmek, bilgi paylaşımını artırmak, işletmeleri dirençli kılmak, afet anında özel sektörün etkilenen bölgelere katkısını artırabilmek için çalışacak olan CBi Türkiye’nin imza töreni, TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan ve UNDP Ülke Direktörü Claudio Tomasi’nin katılımı ile gerçekleştirildi.

 

İmza töreni öncesinde konuk konuşmacı olarak CBi Türkiye platformuna ilişkin yaptığı konuşmada Birleşmiş Milletler (BM) Mukim Koordinatörü ve UNDP Mukim Temsilcisi Irena Vojácková Sollorano, “Bu imza töreni ile Türkiye, dünyada doğal afet ve risklere karşı hazırlıklı olmak isteyen ülkelerin arasına katıldı ve dünyada bu networke dahil olan 13. ülke oldu” dedi. Konuşmasında, riskler artarken özel sektörün toplum yararına artık daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurgulayan Sollorano, şöyle konuştu: “Örneğin kentsel seller artık Türkiye’nin bir gerçeği ve afetler sadece afetin olduğu coğrafyayı ve toplumu değil, işletmeleri, limanları ve tedarik zincirinin uzandığı tüm şehirleri etkiliyor. Küresel rekabet için bunun farkına varmak ve gerekli adımları atmak çok önemli. Özel sektörün bu konuda önemli bir rolü var. CBi Türkiye’yi, afet ve karmaşık acil durumlara karşı işletmelerin daha dirençli olması sağlamak açısından önemli bir adım olarak görüyoruz” dedi.

 

Haber Görseli